Traffic Plus Blog
Teknik ve pazarlama makaleleri.
Çok dilli siteler: Google cezası almadan yeni pazarlar açmak
Bir Suudi şirketi yerel pazarın dışındaki müşterilere hizmet vermeye karar verdiğinde ilk karar genellikle şu olur: “siteye bir İngilizce sürüm ekleyelim”. Ve genellikle mümkün olan en kötü biçimde uygulanır — makineyle çevrilmiş metin ve sitenin ikinci bir kopyası; sonra hiç gelmeyecek müşterileri beklemek.
Çok dilli bir site bir çeviri projesi değil, bir teknik mimari projesidir. Başarısını şu dört karar belirler.
1. Hreflang: olmadan Google kendinizi tekrarladığınızı sanır
Aynı sayfa on dilde varsa, Google'ın açık bir sinyale ihtiyacı vardır: “bunlar birbiriyle yarışan on sayfa değil, tek bir sayfanın dil sürümleridir — her kullanıcıya doğru olanını göster”.
Bu sinyal hreflang etiketidir. O olmadan Google sürümleri yinelenen içerik sayabilir, birini seçip geri kalanını yok sayabilir — yani tek bir sürüm görülsün diye on çevirinin parasını ödemiş olursunuz. Çok dilli sitelerin en yaygın ve en pahalı teknik hatası budur.
2. URL yapısı: bir değil, üç seçenek
- Alt dizinler (site.com/fr/) — çoğu şirket için doğru seçim: tüm alan adı otoritesi tek yerde birikir, yönetim daha basit, maliyet daha düşüktür.
- Alt alan adları (fr.site.com) — Google bunları yarı bağımsız sayar, dolayısıyla otorite her biri için ayrı kurulur.
- Ülke alan adları (site.fr) — tek bir ülkeyi hedeflemede en güçlüsü ve işletmesi çok daha pahalısı.
Uluslararası büyümeye yeni başlayan bir şirket için çoğu durumda pratik karar alt dizinlerdir.
3. Tek başına makine çevirisi size zarar verir
Gözden geçirilmemiş makine çevirisi, dil bilgisi açısından düzgün ama ticari açıdan tuhaf bir metin üretir. Daha kötüsü: kelimeleri çevirir, arama niyetini değil. Alman bir müşteri, anlam aynı olsa bile Fransız bir müşterinin arattığı terimi aratmaz.
Somut bir örnek: Almanca Cidde'yi arayan kişi “Jeddah” değil “Dschidda” yazar. Almanca sürümünüzde yalnızca “Jeddah” geçiyorsa, o kişi için siz yoksunuz. Şehir ve ülke adları her dilin kendi yazım geleneğine göre yazılır, olduğu gibi kopyalanmaz.
4. Gerçek RTL desteği, aynalanmış bir şablon değil
Siteniz aslında Arapçaysa ve Latin dilleri ekliyorsanız — ya da tersi — mesele yalnızca metin yönünü çevirmek değildir. Simgeler, oklar, form sırası ve buton konumlarının hepsi değişir. Bir tasarımı otomatik olarak “aynalayan” şablonlar, ilk saniyede güveni yok eden bozuk arayüzler üretir.
Gerçekte neyin çevrilmesi gerekir?
Kısmi çeviri, hiç çevirmemekten kötüdür. Tam liste şunları kapsar:
- Her sayfanın meta başlığı ve açıklaması — yalnızca görünen metin değil.
- Görsellerin alternatif metinleri.
- Form etiketleri, gönder butonları ve hata mesajları.
- Hukuki sayfalar: gizlilik politikası ve kullanım şartları.
- Tüm dil sürümlerini kapsayan site haritası.
Yüzde 80 çevrilmiş bir site, yabancı ziyaretçiyi yarısı kendi dilinde yarısı anlaşılmaz bir sayfanın karşısında bırakır — bu, tek dilde net bir siteden daha kötü bir izlenimdir.
Çok dilli olmayı ne zaman önermiyoruz
Yabancı müşteriye gerçekten hizmet veremiyorsanız — uluslararası kargo yok, onun dilinde yanıt veren ekip yok, ona uygun ödeme yöntemi yok — çeviri size kapatamayacağınız talepler getirir. Önce operasyonel yetkinlik kurulur; site sonra onu yansıtır.
Kısacası
Ek bir dil bir “çevir” düğmesi değildir. Kendi teknik yapısı ve kendi anahtar kelimeleri olan yeni bir kazanım kanalıdır. Bir kez doğru yapılırsa koca bir pazar açar — aceleyle yapılırsa kimsenin uğramadığı sayfalar ekler.
Last updated: